📅 Yayın Tarihi: 15 Şubat 2026
Gidene mi zor, kalana mı?
Bazı gidişler vardır, kapı kapanmaz aslında; sadece bir ses eksilir evden. İnsan o eksikliği önce fark etmez. Sonra bir gün, bir bardak masada fazla görünür, bir sandalye gereğinden boş kalır. İşte o zaman anlar: Bir şey bitmiştir ama içindeki yankısı sürmektedir.
O zaman sorulur işte:
Gidene mi zor, kalana mı?
Giden, arkasına bakmamayı öğrenir önce. Çünkü insan dönüp baktığında en çok kendine yenilir. Her adımında biraz eksilir giden; bunu kimse görmez. Yeni sokaklar, yeni yüzler, yeni cümleler… Hepsi biraz gürültüdür aslında. İçindeki suskunluğu bastırmak için.
Kalan ise başka türlü eksilir.
Bir bardağı iki kişi tutmaya alışmış eller, bir süre boşlukta kalır.
Bir cümleyi yarım bırakmamaya alışmış bir kalp, susmayı öğrenir.
Gece olur sonra.
Gece, ayrılığın en dürüst zamanıdır. Gündüz insan kendini oyalayabilir; ama gece, hatıraların ayak sesleri daha nettir. Herkes uyurken hatıralar uyanır .Bir şarkı ansızın yakalar insanı, bir koku, bir kelime… Küçücük bir şey yeter geçmişi bugüne çağırmaya .Ve kalp, en çok o anlarda anlar: Bazı insanlar gidince sadece kendilerini götürmezler, insanın bir parçasını da beraberinde götürürler
Peki kim daha çok yorulur?
Belki giden, her yeni başlangıçta eski bir ismi içinden silmeye çalıştığı için yorulur.
Belki kalan, bazı anların hiç geçmemesine alışmaya çalıştığı için
Belki giden daha çok düşünür:
“Doğru mu yaptım?”
Belki kalan daha çok hisseder:
“Başka türlü olabilir miydi?”
Ama hiçbir cevap, geçmişi değiştirmez.
Zaman dediğimiz şey, yaraları iyileştirmez aslında; sadece kabuk bağlatır. İnsan o kabuğun altında hâlâ aynı sızıyla yaşar bazen.
Şunu da bilirim:
Ayrılık, iki kişilik bir hüzündür.
Biri yürür, biri kalır; ama hüzün ortada kalır, ikisine de yeter.
Ve gün gelir, ikisi de alışır.
Giden, yeni bir isme seslenmeye.
Kalan, kendi adını daha çok duymaya.
Sonra bir gün, hiç beklemedikleri bir anda, aynı gökyüzüne bakarlar belki.
Biri yıldızları sayar, biri karanlığı.
Ama ikisi de bilir içten içe:
Bir zamanlar aynı göğe bakıp aynı şeyi dilemişlerdi.
İşte o zaman sorunun cevabı da değişir:
Gidene mi zor, kalana mı?
Belki de en doğrusu şudur:
Sevgi, kimde kaldıysa en çok ona zor.
EfuLim
Emeğinize sağlık
MaySa
Aşk ne gidene zor ne kalana… en çok inat edene zor kekem zor 😄
Mucize
Bir ilişkide en çok emek veren taraf ayrılan taraftır nerden biliyorsunuz diye sormayın :) gidene de zor kalana da ve denildiği gibi kimde kalırsa o sevgi en çok o kalbe ağır gelir ayrılık ..
ayNa
Bilmenizi isterim ki ayrılıklar ilişkiler için kaçınılmaz sondur mümkün oluyorsa eğer önemli olan kırmadan yapabilmektir bunu. Ölüm de Allah'ın emri ayrılık da :)
KaoS
Emeğine yüreğine sağlık abi
NoBLe
Çok güzel bir yazı olmuş emeğine sağlık
DuyGu
Emeğini sağlık Aşk gidenemi zor kalanamı sevgi varsa ikisinede zor .. Sevgi yoksa ikisinede kolay .d
SeRKaN
Kalana zordur kral emeğine sağlık:)))))
Nehir
Emeğinize sağlık
Nare
Herkez muhakkak birinden gitmis ve bir başkasında kalan olmuştur...
Beyaz
Emeğine yüreğine sağlık.Guzel bı yazı olmus..Kimin için de bir burukluk kalmışsa o kişiye zordur.
GuVerCin
Emeğinize sağlık...Ayrılık iki kişiliktir ama acı tek kalpte kalır. Sevgi kimdeyse, en çok ona zor gelir.
GamzeLi
Gidene mi zor, kalana mı… Bazı vedalar gitmeden başlar zaten. Ama en çok canı yanan, susup içinde savaşandır. Emeğinize sağlık ❤️🥰